Gizli Tehlike: Metabolik Sendrom

Hazırlayan: Dr.Günay OKUMUŞ, Ertuğrulgazi Aile Hekimliği Merkezi Diyabet Birimi Tabibi

Günümüzde daha çok yaşam şekli alışkanlıklarımızdan kaynaklanan gizli bir tehlike insanlığı tehdit etmekte. Metabolik Sendrom (Sendrom X) olarak adlandırılan ve daha çok insülin direnci ile karakterize bu hastalık kişileri pek çok kronik sorunla karşı karşıya getirmektedir.

IDF (Uluslararası Diyabet Birliği)'nin tanımına göre Metabolik Sendrom tanısını koymak için gerekli koşullar aşağıda sınıflandırılmıştır:

 

  1. Santral obezite varlığı

    Bel çevresi;

    Kadın - 80cm
    Erkek - 94cm'in üzerindeyse
    1. Trigliserit düzeyinin 150mg/dl'nin üzerinde olması veya hipertrigliseridemi tedavisi alıyor olmak
    2. HDL Kolesterol düzeyinin
      Kadın 50mg/dl
      Erkek 40mmg/dl'nin altında olması
    3. Hipertansiyon tanısı (130/80mmHg'nın üzeri) bulunması veya tedavi alıyor olmak
    4. Açlık kan şekeri düzeyinin 100mg/dl'nin üzerinde olması veya daha öncesinde diyabet tanısı almış olmak

Yukarıdaki maddelerden en az ikisi, bel çevresi genişliği ile birlikte Metabolik Sendrom tanısını koydurur.

METSAR (Türkiye Metabolik Sendrom Araştırma Grubu) tarafından yapılan bir çalışmada Türkiye'de ortalama olarak %35 oranında Metabolik Sendrom görülmekte. Ancak bu oran yaşla beraber değişkenlik göstermekte. 20-30 yaş arasında görülme sıklığı %10 iken 60-70 yaş arasında, erkeklerde %61, kadınlarda ise %75 bulunmuştur.

Metabolik Sendromun oluşumunda çeşitli risk faktörleri mevcut. Bu risk faktörlerini 2 grupta incelememiz mümkün:

  1. Değiştirilebilir

  2. Değiştirilemez

    Değiştirilebilir OlanlarDeğiştirilemeyenler
    Beslenme alışkanlığıGenetik
    Hareketsiz yaşamYaş
    SigaraCinsiyet
    Stres 

Metabolik Sendrom tanısı almış kişilerin, ciddi bir yaşam şekli değişikliği ile pek çok sağlık sorununa DUR deme şansları vardır. Buradaki en önemli faktör kişinin farkındalığının artırılması gerçeğidir. 40'lı, 50'li yaşlara kadar oturgan bir hayatı ve düzensiz beslenmeyi tercih etmiş, şekerli ve yağlı beslenme alışkanlığı olan bireylerde, yaşam şeklinde dönüşüm sağlamak CİDDİ bir eğitim olarak kabul görmekte. Sağlık sektörü gelişmiş pek çok Avrupa ülkesinde kişilere bu konuda önemli eğitim desteği ve tekrarlarıyla da eğitimin sürekliliği sağlanmaktadır.

Metabolik Sendrom tedavisinde en önemli basamak YAŞAM ŞEKLİ DEĞİŞİMİ'dir. Bu da aslında çoğumuzca bilinen, ancak gözardı ettiğimiz bazı uygulamaları içermekte.

Nedir bunlar?

  • Mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarının kullanımı ve 1-2 durak önce inilmesi
  • Yürüyen merdiven, asansör yerine merdivenlerin tercih edilmesi
  • Özellikle akşam yemeklerinin saat 19'dan sonra yenilmemesi
  • Gün içinde az ve sık beslenme düzeninin oluşturulması
  • Un, şeker, nişasta ve yağ içeriği düşük, posa içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi
  • Günlük tempolu, 30-40 dk'lık egzersizlerin yapılması
  • Hazır gıdaların yerine evde hazırlanmış gıdaların tüketimine özen gösterilmesi
  • Doktorumuzun verdiği tansiyon, şeker, kolesterol ve kan sulandırıcı ilaçların düzenli kullanımı
  • Sigarayı bırakma

Belki de bu yazının sloganı HAYDİ ELLER MEZURAYA olmalı.

Sağlıklı günler dileğiyle...