![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Menü
Literatür Link
|
Koroner Bakım Ünitelerinde Uykuya Bağlı Solunum Hastalıklarında Monitorizasyonun Doğruluğu
OSAS ve kardiyovaskuler hastalıklar arasındaki ilişki karışıktır. Epidemiyolojik kanıtlar göstermiştir ki OSAS, kardiyovaskuler morbidite için bağımsız bir risk faktörüdür. Şiddete bağımlı yaklaşımla bakıldığında OSAS'lı olgularda hipertansiyon prevalansının arttığı izleniyor. Benzer şekilde etkisi beklenenin altında olmasına rağmen OSAS'lı olgularda iskemik kalp hastalıklarının insidansı da artmaktadır.Aksine OSAS akut Mİ(miyokard infarktüsü) ve iskemik kalp hastalığı geçiren stabil durumdaki hastalarda daha yaygındır. Daha önemli olarak Mİ'nü takip eden uzun dönem sonuçlara bakılınca OSAS'lı hastalarda prognoz daha kötüdür. Tüm bu sonuçlar ışığında kardiyovaskuler hastalığı olan OSAS'lı hastalarda diagnozun belirlenmesi önemlidir. Uygun tedavi ile kan basıncı kontrolü sağlanabilir, konjestif kalp yetmezlikli hastalarda prognoz belirlenebilir ve uzun dönem morbidite oranları tespit edilebilir. Klinik yaklaşım içinde, uykuda solunum bozukluğu ve kardiyovaskuler fonksiyonlar arasında dinamik bir ilgi mevcuttur. Apnelerle, sempatik sistem aktivitesi artar, sistemik kan basıncı artar, miyokardiyal oksijenizasyon azalır, kardiyak output düşer. Sağlıklı insanlarda bile uzun süreli apneler sonucu ST segment değişiklikleri izlenebilmektedir. Uykuda solunum bozukluğu (USB) ve sol ventrikül disfonksiyonu arasında güçlü bir ilişki vardır çünkü obstruktif apnelerin hemodinamik sonucu olarak sol ventrikül üzerindeki yük artmaktadır. OSAS'la hayatı tehdit eden sol ventrikul ritm bozukluğu oldukça nadir olmasına rağmen, sol ventrikül disfonksiyonu ile bu risk oldukça yükselir. Diğer taraftan zaten sol ventrikül disfonksiyonu kendi başına anormal solunum paterni ile ilişkilidir. Konjestif kalp yetmezlikli hastaların %40'ında Cheyne Stokes/santral sleep apne oluşmaktadır. Bu, unstabil kardiyovaskuler fonksiyona sahip bir hastada anormal solunum paternini daha da akompleks hale getirir. Bu temel ışığında akut kardiyovaskuler hastalıkla prezente olan sleep apneli hastaların tanımlanmasına ihtiyaç vardır. OSA nedenlerinden biri henüz fark edilmemiş olabilir. Akut kardiyovaskuler hastalıklı olguyu açıklayıcı bir tanıyla taburcu etmemek uygun müdahaleyi geciktirebilir ve OSAS tanısının konması gerçekten önemli bir avantaj olabilir. Son zamanlarda USB tanısı koyduracak portabıl monitorizasyon cihazlarının uyku laboratuarı dışındada kullanımı uygundur. Bu yaklaşımla amaç koroner yoğun bakım ünitelerinde takip edilen hastalarda OSAS ve diğer USB'larının sıklığını tespit etmekti. Sonuçta bu grup hasta için tedavi mümkün olabilirdi.
Hastalar ve Metodlar Dunedin Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine 1 Nisan-31 Mayıs 2003 tarihleri arasında takip edilen hastalardan uygun olanlar durumları stabil olduğu zaman çalışmaya davet edildiler. Kabul edilme kriterleri hastada unstabil angina pektoris, akut Mİ, sol ventrikül yetmezliği, konjestif kalp yetmezliği olmasıydı. Bilinen OSAS ya da USB tanısı olanlar ve uyku çalışması sırasında ya da daha önceden beri oksijen tedavisi altında olmak ise kabul edilmeme kriterlerini oluşturuyordu. Tüm hastalara Epworth Skalası uygulandı. Her hastanın boyu ve kilosu ölçüldü. Tablo 1. Hasta Profili
* Verilen değerler ortalama ± SD (range) or No. (%). Uyku çalışması iki tam gece uygulandı. İlki yoğun bakımda ya da kardiyoloji kliniğinde yatan hastalarda portabıl tanı cihazı kullanılarak yapıldı. Bu cihaz evde ve hastanede kullanıma uygundur. Bu araştırmada yataktaki saatlik Apne Hipoapne İndeksi'nin (AHİ) polisomnografik AHİ ortalamasından 3±9 sapması vardı. Portabıl cihaz, nasal ve oral hava akım aparatı, torakoabdominal hareketleri tespit eden piezoelektrik iki band, parmak problu pulse oksimetri, sternomastoid kas önüne konan horlama epizotlarını tespit eden vibrasyon sensörü ve sürekli vücut pozisyonlarını gösteren ve kaydeden hareket ölçer bir cihazdan oluşuyordu. Uygulamadan 12 saat önce hasta narkotik analjezik, sedatif veya hipnotik ilaçlar kulandıysa etkinin geçmesi için 12 saat işlem yapılmadı. 2. çalışma hasta taburcu olduktan en az 6 hafta sonra evinde yapıldı. (6 hafta hasta kliniği düzelmediyse düzelene kadar uzatılabildi) 2. çalışmanın amacı 1. çalışmadaki sonuçları tekrar elde etmek yani desteklemekti.
Portabıl cihazın sonuçları iki uyku teknisyeni tarafından manuel olarak skorlandı. Bu kişiler hastaların kliniklerini bilmiyorlardı. Manuel hesaplanan sonuçlar ve AHİ, Somnologia isimli bir bilgisayar programı kullanılarak bigisayara aktarıldı. Apne,solunumun tam durması, hipoapne; torakoabdominal hareketlerin %50 den fazla azaldığı ve her defasında Epworth Uykululuk Skalası, Uykunun fonksiyonel sonuçları anketi, The Medical Outcomes Study-36 item kısa formu ve İskoç Uyku Sağlığı gibi anketler yapılırken uyku alışkanlığı, gün içinde uykululuk, aktivite, horlama semptomları, ilaç kullanımı, hastanın sağlık durumu değerlendirildi. Sorular her iki aşama için de soruldu. Çalışma Otago Etik Komitesi tarafından onaylandı ve her hasta kabul ettiğine dair yazı verdi. Çalışma sonunda tüm sonuçlar her hasta için değerlendirildi ve uygun tedavi verildi.
İstatiksel Analiz Açıklayıcı istatiksel çalışmalar t testi veya x2 testi kullanılarak yapıldı.
Sonuçlar Bu çalışma periyodunda yoğun bakım ünitesinde 101 hasta değerlendirildi. Bunlardan 41'i istenen kriterlere uygundu.29 hasta ilk teste girdi ancak ancak 26'sı ilk testi tamamladı. Kalan 3 hasta monitorizasyonu tolere edemedi veya çalışma süresince göğüs ağrısı hissetti. Sonuçta ilk çalışmayı tamamlayan hastalardan, 14 hastanın MI tanısı (daha sonra 2'sinde sol ventrikül yetmezliği gelişti), 11 hastanın unstabil angina tanısı, 1 hastanın izole sol ventrikül yetmezliği tanısı vardı. 2. çalışmada 18 hasta kullanıldı. 1. çalışmadan ortalama 74±5 gün sonra 2. çalışma yapıldı (38-106 gün arasında). 8 hasta 1. çalışmadan çağrıldı .2 hasta öldü. 2 hastanın genel durumu ilişkisiz hastalıklar nedeniyle kötüleşti. 3 hasta uyku bozukluğu olmadığı için çalışmaya alınmadı. 1 hasta takip için uygun değildi.
26 hastanın 15 'inde hipertansiyon hikayesi vardı. Çalışma 1'de 13 hastada USB(%50) saptandı (AHİ
Çalışma 2'de USB tanısı desteklenen hastalar klinik olarak takibe alındı. 2 hastaya CPAP(sürekli pozitif basınç) tedavisi başlandı. Kardiak ritm bozulursa, tansiyon stabilize edilmezse, gün içinde hipersomnolens gelişirse kullanmaları hatırlatıcı ile önerildi. Epworth Uykululuk Skalası(ESS)analizleri ile bu skorlama ve AHİ arasında anlamlaı bir bağlantı göstermedi. Sadece 26 hastanın 4'ünde (%16) ESS Tablo 2. Çalışma 1 ve Çalışma 2 den sonra elde edilen veriler
Tartışma
Bu gözlemsel çalışma gösterdi ki; USB, koroner yoğun bakım ünitesinde yatan ve yüksek risk altında bulunan hastalarda oldukça yaygındı. Tanı için oldukça kısıtlı kriterler kullanılarak 12 hastada OSAS(%46), 1 hastada CSA saptandı. Araştırmanınsonuçları oldukça kısıtlı sayıda gösterilmiştir ve bulguların geçici ve tekrarlanamaz olduğu saptanmıştır. Orjinal çalışma grubunun %19'u olmak üzere 5 hastada USB tanısı konmuştur. Kriterler biraz esnetildiğinde(AHİ Bu çalışmanın sonuçlarının pratik uygulamalarda önemi vardı. Risk faktörlerinin saptanması ve tedavi edilmesi kardiyovaskuler hastalıklı olgularda uzun dönem sonuçları etkilememektedir. Hasta; klinikte tedavi alıyorken, risk faktörlerinin yüksek olduğu biliniyorken, araştırma imkanları daha kolayken tanı ve tedaviye yönlenilmelidir. Ancak bulgulara göre, USB tanısı konulmak için uğraşılan beraberinde koroner arter hastalığı olan hastalara dikkatli yaklaşılmalıdır. Sonuçlar gösterdi ki, bu uğraşı içerisinde klinik personeli tarafından oluşturulan ortamlar mevcut hastalığı tetiklememelidir. Ayrıca bu çalışmayı yoğun bakım ünitesine yeni girmiş hastalarda yapmak da hem kısıtlı olan maddi olanakları tüketmek hem de yanlış pozitif sonuçlara neden olabilme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle uygun değildir (2. çalışmaya katılan 18 hastanın 6'sında yanlış pozitif sonuç saptanmıştı). Bu yüksek oranlı yanlış pozitif sonucun doğmasına neden olabilecek birçok madde sayılabilir. Mesela, gerçekten yanlış pozitif tanılı hastalar veya geçici USB vb. Başlangıç dönemi için akut kardiyovaskuler patolojiler uykuda anormal solunum paterni doğurabilir. Belirgin biçimde santral apne eğilimini arttırırlar. Bu çalışmada santral apne sıklığı ile ilgili belirgin bir sonuç alınamamıştır (1 hasta). Sadece yanlış pozitif sonuç saptanan 6 hastada ortalama santral apne frekansı 12.5±21.0'dan 1.2±2.3'e gerilemiştir ki fark belirgindir. Table 3. Her iki çalışmaya da katılan,USB kriterlerini çalışma 1'de sağlayıp Çalışma 2'de sağlayamayan 6 yanlış Pozitif Sonuçlu Hastanın Verilerinin Karşılaştırması
Diğer bir açıklama da; hasta ayak hareketleri için sürekli EMG çekimi gerektiği için evdekine göre daha fazla supin pozisyonda yatmaktadır. İlk çalışmada supin pozisyonda geçen uyku süresinin uzunluğu bu nedenlere bağlanmaktadır. Koroner yoğun bakım ünitelerinde sıkça kullanılan narkotik ajanlar, sedatifler ve hipnotiklerin solunuma etkidiği düşünülmüş ve bu çalışmada geçici USB'nda ilaçların rol oynayabileceği sonucuna varılmıştır. Koroner yoğun bakımda geçen ilk gecede hastaların uykuları bölünmekte ve hastalar uykusuzluk çekmektedir. Bu da bazı hastalarda göz hareketlerinde artmaya ve uykuda solunum bozukluğuna neden olmaktadır. Ama bu çalışmada kısıtlı kayıt nedeniyle bunların muhtemelen bir kısmı kısıtlı monitorizasyon nedeniyle izlenememiştir.
Bu çalışmadaki hasta popülasyonundaki USB sıklığı, diğer yüksek riskli hastalarda yapılan çalışmalardaki sonuçlarla benzerlik göstermiştir. Mooe ve ark. ağır angina pektorisli hastaların %37'sinde saatte AHI Sonuç olarak bu çalışmada saptanan sonuçlar gösteriyor ki; kısa zamanda ortaya çıkan uykuda solunum anormallikleri çoğu zaman geçici özellik taşır. Bu yüzden, kardiyovaskuler morbidite için potansiyel risk faktörü olan USB'nun, hastanın kliniğinin stabil döneminde olmak üzere, tanısının konması gerekmektedir.
Kaynaklar
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||